Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Baby Shower

Baby Shower mutlaka yapın ya da birileri sizin için yapsın! Son zamanlarına denk geliyor, hiç haliniz kalmıyor ama sonra bir daha uzunca bir süre arkadaşlarınızla o şekilde toplanamayacaksınız :) İşte size baby shower organizasyon önerileri:

Baby Shower

Baby Shower

Organizasyon:

Benim baby shower’ımı kardeşim organize etti. Ben biraz kurcaladığım ve üzerine gittiğim için süpriz formatından çıktı ama yine de çok güzel bir gün oldu. Kendi evimizde yaptığımız için günü süpriz olmadı ama katılımcılar hakkında bilgim yoktu. Dolayısıyla her kapı çaldığında her gelen yeni bir sürpriz oldu benim için. Yukarıda da bahsettiğim gibi son günlerde benim artık halim kalmamıştı. Kardeşim zorlamasaydı da bu işe hayatta girmezdim. O yüzden siz de eğer üşenecekseniz, hamileliğiniz başından yakın arkadaşlarınıza varsa kardeşinize talebinizi iletin. Onlar vakti gelince süpriz hazırlıklarına başlasınlar :)

 

Baby Shower Pasta

Baby Shower Pasta

 

Süslemeler ve Pasta:

Süslemeler için Gaye benden önce Euro Flora’dan bayağı bir alışveriş yapmış. Bir hafta öncesinden oturup onları planladık. Daha sonra hafta içi ben de bir tur gidip ikinci bir alışveriş daha yaptım. Euro Flora bu tip kutlamalar, partiler için herşeyiyle en ideal alışveriş noktası bence. Ve devamlı farklı şeyler de bulabiliyorsunuz. Mesela ben gittiğimde Gaye’nin aldıklarının büyük bir kısmı bitmişti, yeni ürünler gelmişti. İkimizin de yaptığı alışverişle güzel bir süsleme stoğumuz oldu. Aynı süslemeleri daha sonra hastane odası için de kullanabiliyorsunuz. Bir de Eminönü’nde Havuzlu Han var. Biraz karışık ve kalabalık bir yer. Hamile hamile sakın hafta sonu gitmeye kalkmayın, inanılmaz sıkılırsınız. Hafta içi gidemiyorsanız da mutlaka erkenden gidin, kalabalığa kalmayın çünkü orda kimse sizin hamile olduğunuza falan bakmıyor, çarpıp çarpıp gidiyor, sinirleriniz tepenize çıkıyor. Havuzlu Han’a da benim zevkime uygun ürünlerin olduğu sadece bir dükkan vardı. Oradan bayağı bir sipariş verdim. Bilgilerini isteyenlerle ayrıca paylaşabilirim. Pastayı annem Pelit’ten yaptırmış. Zaten baby shower’lar için özel konsept pastaları varmış. Hem çok güzel hem de lezzetli bir pastaydı.

Hamilelik

Hamileliğimle ilgili olarak daha önce de yazdığım gibi haftalık bir günlük yayınlamam artık mümkün değil çünkü bir şey hatırlamam mümkün değil… Yalnız dönüpte baktığımda, ikihafta sonra 1 sene olacak ama nasıl geçtiğini hiç anlamış değilim.. Rüzgar gibi geçti, hatta nerdeyse Eliz 3 aylık olmak üzere.

Gamez @Bodrum

Gamez @Bodrum

Açıkcası ben rahat bir hamilelik geçirdim. Genel olarak anlatılan yan etkileri genelde ya yaşamadım ya da minimumda yaşadım. Bunda kafanızın rahat olmasının, günlerinizi sakin geçirmenizin büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Hamileliğimin üçüncü ayında işten ayrılıp, 7. ayına kadar Bodrum’da olmamın da bunda çok büyük etkisi vardır eminim. Herkes benim kadar şanslı olmayabilir ama yine de siz hamileliğiniz boyunca huzurlu olmaya, kendinizi takıntılarınızdan mümkün olduğunca uzaklaştırmaya gayret sarfedin. Ben resmen karakter değişimi yaşadım, iyiki de kendimi değişmeye zorlamışım, şimdi faydasını çok görüyorum. Daha az panik, daha az sinir, mükemmelliyetçi olmaya pek de gerek yok, her şey olacağına varıyor :)

 

Yaşasın yüzmek!

Yaşasın yüzmek!

İkinci bir konu aşırı yemeyin, çok kilo almayın ve  mutlaka spor yapın! Ben toplamda 14 kilo aldım ama heralde doymayı unutmuş mideme ve tükenmeyen iştahıma yenik düşseydim heralde 20 kilodan fazla alırdım :) Her öğünde ‘Gamze artık doymuş olmalısın deyip, üzerine de iki çatal da Eliz için yiyip, sofradan kalktım. Dayanamadığım zamanlar oldu mu, oldu ama her seferinde bir sonraki öğünde dengeledim. Bununla beraber hep hareket halinde olup, spor yapınca da özellikle iyice ağırlaşılan son günlerde rahat hareket edebilmenin avantajını fazlasıyla yaşadım. Bodrum’da bol bol yüzüp, bir kaç seans da yoga yaptım. Özellikle de bir anda artan kilo artışının (normalde 3 aydan sonra her ay birer kilo alırken, 6. ayda 2,5 kilo birden almıştım.) yarattığı bel ağrısına o kadar iyi geldi ki!  İstanbulda olduğum zamanlarda, son iki haftaya kadar da hocam Müjde’yle pilatese devam ettim. Son haftalarda yaptıklarımız pilates miydi çok emin değilim ama yine de bir hareket mutlaka olsun.

Son haftalarda insan iyice ağırlaşıyor, yerinden kalkacak hali kalmıyor. Mutlaka dinlenin ama bence abartmayın :) Benim için yatmak da yemek yemek gibiydi. Sonu yok.. Hiç yerinizden kalkmadan aylarca yatıp, yemek yediğiniz bir hamilelik yaşayabilirsiniz, en azından ben öyle hissediyordum :) O yüzden de bir gün dinlenirsem, diğer günler mutlaka yürüyüşe çıkıyordum, bir yerlere gidiyordum. Zaten İstanbula geldikten sonra bebek odası vs. derken son günler de çabucak ve dolu dolu geçti.

Hamileyim!

Evet hamileyim! Yani hamileydim, geçen sene martta hamile olduğumu öğrenmiştim. Blogum arkadan geldiği için, hamileyim deyip, herkesi heyecanlandırmayayım :)

Evin şeklini değiştirmeye karar verdiğim, tüm mobilyaları itip çekerek yerlerini değiştirdiğim günün akşamı hamile olduğumu öğrendim. Hem Alp hem de benim için dönüm noktası günlerden biri olduğunu heralde söylememe gerek yok… O akşam heyecanın etkisiyle yaşadığımız tüm komedi burada uzun uzun paylaşmayacağım ayrıca merak edenler olursa onlara ayrıca anlatırım :)

Geçen Mart’ta başlayan hamileliğim 27 Kasım’da minik melek Eliz’in doğumuyla sonuçlandı. Bu kadar zaman sonra geri dönüp hafta hafta bir hamilelik günlüğü yayınlayamayacağım ama genel olarak yaşadıklarımı ve önerilerimi paylaşabilirim. Genel olarak çok keyifli bir hamilelik geçirdim. Ve şu anda çok net görebiliyorum ki hamileliğinizdeki huzurunuz kesinlikle doğacak bebeğinizi etkiliyor!

Hamilelikle ilgili paylaşabileceklerim, alışveriş listesi ve Eliz’in resimleri gelecek yazılarda…

Bir yerden başlamak lazım!


New York'ta Yılbaşı

New York'ta Yılbaşı

2011′e kocacığımla beraber New York’ta girdik.. Aralık ayını ve ocak ayının ilk kısmını New York’ta geçirdik.. Yaklaşık 1,5 ay kadar orada yaşadık. Küçük bir daire kiralayıp, New York’un keyfini çıkardık. Orada yaşayan arkadaşlarımız Sinem ve Can’la beraber çok keyifli günler geçirdik.

New York’un buz gibi kışında  her gün (-18 derecede, tüm New York’un karlar altında kaldığı günde bile) gezdik, her günü inanılmaz keyifliydi. Yediğimiz-içtiğimiz herşeyi, gezmeniz gereken her yerin bilgilerini Alp’in blogunda, www.alpocal.com adresinde detaylı olarak bulabilirsiniz.

Bence İstanbul’dan sonra New York yaşamayı tercih edebileceğiniz şehirlerden biri. Her şey burdakinin 10 katı! Düzeni de, stresi de, soğuğu da, eğlencesi de. Bir gün çok işinize gelen düzen ertesi gün sizin için dünyanın en sinir bozucu olayını yaşamanıza neden olabiliyor. Bir de İstanbul’a dönmek istediğiniz andan itibaren 24 saate ihtiyacınız olacağını bilmeniz lazım. Ha deyince gidemiyorsunuz, açıkcası bir süre sonra bu his insana kendini hiç de iyi hissettirmiyor. Eğer buna dayanamayacaksanız hiç önermem. Ben bile, geçici olarak orada olduğumu bilmeme rağmen yılbaşı gününde, Güllüoğlu baklavacısında kahvaltı ederken ağlıyordum! Ben kahvaltımı ederken tüm ailem ve arkadaşlarım akşam yemeğine hazırlanıyorlardı. Biz yeni yıla girerken de buradaki herkesin eğlencesi bitmiş uyuyordu… Zaten o gün Güllüoğlu’na gitmek istememden ruh halimin anlaşılması hiç de zor değil :)

Sinem&Gamze uzun bir günün ardından

Yine de gün boyu süren, alışverişin eşliğinde yapılan uzun yürüyüşleri, Mercer Kitchen’da yapılan kahvaltıları, bagel&coffee’yle güne başlamayı, muhteşem cupcake ‘Fandango’yu,  tüm gün boyunca içilen Starbucks kahvelerini, metroyla her yere ulaşabilmeyi, uzun yürüyüşlerin ardından biricik arkadaşım Sinem’in omuzunda metroda uyuyakalmayı  hiç bir şeye değişmem! En kısa zamanda tekrar gitmek üzere..

Yeniden Merhaba

Aradan çok uzun zaman geçmiş… Nerdeyse bir buçuk senedir bloguma kelime yazmamışım. Hep aklımda, yazıları kafamda hep yazıyorum ama oturup da bir türlü yayınlayamıyorum.
Bu uzuun zaman zarfında hayatımda çok büyük bir değişiklik oldu… Çok büyük ihtimalle de bu büyük değişiklik bundan sonra blogdaki yazılarımın ana konusu olacak. Mart ayında hamile kaldım ve 27 Kasım’da minik melek Eliz’i doğurdum. Doğumun bile üzerinden bir buçuk ay geçtiği için haftalık bir hamilelik günlüğü yazamayacağım ama en azından genel bir hamilelik yazısı, bebek alışverişi, doğum, kendi yaptıklarım vs. konularını ele alan bir kaç yazı yazmayı planlıyorum…
Devamında da Eliz’le geçirdiğimiz bu 1,5 aylık süreyi özetlemek sonra da düzenli olarak yazmak istiyorum. Yayınlayacağım çok güzel resimlerim de var.
Yazılarda görüşmek üzere…

Vazgeçmeyi öğrenmek

Herşeyin vazgeçilebilir olduğunu bilmek bir yana, vazgeçmesini öğrenmek, vazgeçişi yaşamak acı verici…

İster çok sev, ister sahiplen, istersen o benim diye bağır dağlara taşlara, hayat onu senden almanın kararını vermişse, ya da zaten sana onu hiç vermemişse, ya da belki o zaten hiç senin olmamışsa, vazgeçmesini bilmek gerekiyor daha fazla canının yanmasını istemiyorsan. Hayat sadece yaşamdan çekip alarak vazgeçmesini öğretmiyor sana. Bu tercihi sana yaptıran kişinin kendisi oluyor bazen.

Seni çok sevdiğini sanan ama seni vazgeçmek zorunda bırakan… Belki de sevmesini beceremeyen ya da sevmekten korkan… Sonuçta vazgeçmek zorunda bırakan.

27.07.10

I just wish to be able to go home and sleep whenever I want…

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.